|
ARAŞTIRMA-REHBERLİK
GELECEĞİN MESLEKLERİ
Geleceğin meslekleri nelerdir?
Erdal AKSOY(*)
Yapılan
yatırımlar doğrultusunda yeni olduğu kadar uzmanlaşmayı gerektiren pek çok
meslek gençleri bekliyor. Bir zamanlar doktorluk, öğretmenlik ve
mühendislik el üstünde tutulurdu. Son yıllarda her alanda meydana gelen
değişiklikler meslekleri de değiştirmiş durumda. Elbette değişim
fırtınası, geçmişe dair her türlü mesleğe olan ilgiyi değiştiremedi.
Bir zamanlar itibarlı olan meslekler
günümüzde de önemini korumakta. Bununla birlikte toplum bilimcilerine
göre; geçmişin gözde meslekleri ile geleceğin gözbebeği olan meslekler bir
arada yaşayacak, ve onların da ortak paydası uzmanlaşma olacak. Yeni
mesleklerin ortaya çıkmasında gelişmiş olan olan ülkelerle birlikte,
gelişmekte olan ülkeler de önemli rol oynamaktadır. Türkiye 2000'li
yılların başında bu alanda yaptığı yatırımlarla başı çeken ülkelerden bir
tanesi olma konumundadır. Özellikle 2008 yılı yatırım bütçesi ile
(yapılması planlanan yatırımlar ile), mühendisliliğin bir çok farklı
alanda ortaya çıkacağının sinyalini veriyor. Yapılacak yatırımları kısaca
ele almak gerekirse; malzeme sentezi ve üretimi, taşımacılık,
bilişim ve iletişim, bioteknoloji gibi alanların ön planda tutulduğu
görülecektir. Önümüzdeki yıllarda makine, bilgisayar, malzeme, endüstri,
çevre ve kimya gibi mühendislik alanların daha etkin olması bekleniyor.
Ayrıca işletme, fiyatlandırma uzmanlığı promosyon analistleri, kalite
mühendisleri marka araştırmacıları aranan mesleklerden olacak. Teknolojik
değişiminin meslekler üzerinde belirgin etkisini yapılan araştırmalar
gösteriyor. Örneğin İngiltere’de yeni açılan iş yerlerinin % 73’ü
teknoloji tabanlı. Eleman arayan şirketlerin % 58’i teknoloji eğitimi
almış elemanları tercih ediyor.
Ayrıca yeni dönemde Türkiye’de, yapılan
planlamada önceliklerin AR-GE (Araştırma geliştirme), teknolojik gelişme,
çevre koruma vb. yeni çalışma alanlarına ayrılacağı belirtiliyor. AR-GE’ye
ABD’de gayri safi milli hasıladan ayrılan pay %2,8, Japonya’da % 3
oranında iken; bu Türkiye’de % 0,5 dolaylarında. Planlamada öngörülen
hedeflere ulaşıldığı taktirde mühendislerin önü açık görünmekte. Gelecek
dönemde telekomünikasyon yazılımcıları, elektronik, bilgisayar ve iletişim
teknikerlerin yıldızının parlayacağı yönünde.
TIBBIN YILDIZI SÖNMEDİ
Gelecekte tıp ve tıbbi bilimlerin yıldızı
parlamaya devam edecek. Nöroşirurji (beyin cerrahisi) geleceğin ilgi gören
mesleklerinden olacak. Bunun gerekçesi ise stres, depresyon, melankoli
gibi rahatsızlıkların kaynağının beyinden kaynaklı olmasıdır. Aynı zamanda
kanserin nedenini araştıracak olan onkologlar, hastalıkların kaynağını
araştıracak olan genetikçiler gelecekte aranan mesleklerden olacak.
Zorlaşan hayat şartları altında ezilen insanlar için psikiyatristler
aranan insanlar olacak.
FİYATLANDIRMA UZMANLARI GÜNÜMÜZ ŞİRKETLERİN GÖZDELERİ.
Fiyatlandırma uzmanları yeni ürünlerin
piyasaya çıkmadan önce gerçek fiyatlarını belirlemek için ön çalışmalar
yapıyorlar. Ticaretin her zaman revaçta olduğu günümüzde onlara her zaman
ihtiyaç var.
RADYO-TELEVİZYON VE BASIN/YAYIN
Basın Yayın Yüksek Okullarının yanı sıra bir
konuda uzmanlık eğitimi alanlar, meslekte edinilecek deneyimle birlikte bu
mesleği yapabilirler. Çalışma alanları, gazeteler, radyo ve televizyon
kanalları, haber ajansları.
TÜM DEVRE TASARIM VE ÜRETİM UZMANLIĞI
Üniversitelerin elektronik mühendisliği
bölümlerindeki lisans eğitiminin üçüncü yılından sonra mikro elektronik
bölümü seçiliyor. Tüm devre tasarımı, iyon ekme tekniği konularında
lisansüstü eğitimi yapılıyor. TÜBİTAK ve üniversitelerin dışında
Türkiye’deki çalışma alanları kısıtlı. Ancak, dünyada önü oldukça açık bir
iş kolu. Bu alanda eğitim alan Türk mühendisleri yurtdışında cazip
koşullarda çalışıyorlar.
SAĞLIK, EMNİYET, ÇEVRE KORUMA UZMANLIĞI
Çevre mühendisliği konusunda lisans eğitiminin
ardından işletme alanında yüksek lisans yapılması gerekiyor. Ancak çevre
mühendisliği eğitimnde emniyetle ilgili yeterli bilgi verilmediği için, bu
konudaki deneyim sanayiden ediniliyor. Diğer mühendislik kollarından da bu
mesleğe geçiş yapılabiliyor.
MOLEKÜLER BİYOLOJİ
Bilkent, ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi’nde
moleküler biyoloji ve genetik dallarında lisans eğitimi yapılıyor.
Üniversite ve TÜBİTAK gibi eğitim kurumlarının yanı sıra yurtdışında iş
alanları var.
BİYOTEKNOLOJİ
Biyoloji eğitiminden sonra moleküler
biyoloji ve genetik dallarında yüksek lisans yapmak gerekiyor. Enerji
sektörü, üniversite ve TÜBİTAK başlıca çalışma alanları.
ÇEVRE BİYOTEKNOLOJİSİ
Çevre konusundaki lisans eğitiminin yanı sıra
tarım ve ziraat mühendisleri de bu alana geçiş yapabiliyorlar. Ancak,
meslek içi eğitimler ve konuyla ilgili lisans eğitimi almaları gerekiyor.
Türkiye’de biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren
şirket sayısı fazla değil. Dünyada bu mesleğe ilgi giderek artıyor.
Geliştirilen ürünler için alınan patentler, bu işi yapanlara yüksek kazanç
sağlıyor.
GAYRIMENKUL DANIŞMANLIĞI
Gayrimenkul geliştirme danışmanlığı,
dünyada yaygın bir iş kolu olmasına karşın Türkiye’de pek bilinmiyor.
Gelecekte bu mesleği seçenler kazanacak. Yatırım yapılması halinde arsa
gibi taşınmazların ekonomik değerini belirleyen bu iş kolu, fabrika ve
şirketlerin de belirli zamanlarda ekonomik değerlendirmesini yapıyor.
Batı’da ipotek bankacılığının gelişmesiyle yaygınlaşan gayrimenkul
geliştirme danışmanlığının, Türkiye’de de aynı süreci izleyeceği yorumları
yapılıyor. Teminat amaçlı gayrimenkul değerlemesinin, gerçek ve bilimsel
değerler kullanılarak yapılması, birçok yatırımcıya kaynak sağlaması
açısından da önem taşıyor.
SERMAYE PİYASASI UZMANI
Bir ülkedeki menkul kıymetleri, yabancı
yatırımcılara pazarlayan uluslararası sermaye piyasası uzmanları, ülkeye
finansman sağlıyor. Bu meslek hem keyifli, hem de milli yanı ağır basan
bir meslek olarak tanımlanıyor. dikkatli bir çalışma süreci gerektiriyor.
iktisat ve işletmeyle birlikte, muhasebe, finans, pazarlama ve diğer
sosyal bilgiler dallarında alınacak eğitimler çok önemli olmaktadır.
SAĞLIK, EMNİYET, ÇEVRE UZMANI
Bu meslek, işyerinde çalışanların kendi
sağlıklarını koruyarak çalışmalarını sağladığı gibi, şirketin çevreye
zarar verip vermediğini de kontrol ediyor. Üretim faliyetleri çoğalıp,
yeni tesisler açıldıkça, gelecekte bu konunun uzmanlarına büyük ihtiyaç
duyulacak. Ölçek farkı gözetilmeden tüm şirketler, bu konuyla ilgili
danışmanlık hizmeti alarak, eleman çalıştıracaklar.
GAZETECİLİK
İnsanların haber alma ihtiyaçları gelecekte de
artarak devam edecek. Bu nedenle gerek yazılı, gerek görsel basın önem
kazanacak. Bugününün gazetecileri, özellikle savunma, ekonomi, magazin
gibi alanlarda uzmanlaşmayı tercih ediyorlar. böylece, geçmişteki herşeyi
bilen gazeticiler dönemi tarihe karışıyor.
SPİKERLİK
Özel televizyon kanallarının çoğalmasıyla
birlikte önem kazanan haber spikerliği , bugün gençler arasında en çok
tercih edilen mesleklerden biri. Gelecekte de yenileri açılacak olan
televizyon kanallarıyla haber spikerliği gederek popülaritesini artıracak.
YÖNETİCİLER
Endüstri çağında, yöneticilerle işçiler
arasında “sosyal kontrat”lar gündeme gelebilecek. “Ömür boyu iş garantisi”
kavramı ağırlık kazanarak işgücünün eğitimine önem verilecek. Gerçek
değişim ise yönetim biçimlerinde yaşanacak. Sistem, vardiyasız çalışma, iş
paylaşımı, geçici profesyoneller ve yöneticiler üzerine kurulacak.
Yöneticiler, yeterli iş bilgisi olmayan
işçiler için özel yönetim planlarını devreye sokacaklar. iyi eğitim görmüş
ve iş bilgisi tam olan uzmanlara ise özel motivasyon programları
uygulanacak. Böylece, her iki gruba da önce kendini , sonra işini
geliştirme fırsatları sunulacak.
Meslek içi eğitimler artacak, danışmanlık
hizmeti veren şirketler önem kazanacak. Eğitilen ve iş deneyimi kazanan
çalışanlar, kendi mesleklerini şirketin ihtiyaçları konusunda
kullanabilmeyi amaçlayan ileriye dönük planlar yapabilecekler. Yönetim,
her düzeydeki çalışanın ihtiyaç duyduğu rahat ortamı sağlayacak, bunun
karşılığında ise onlardan şirkete yeni fikir kazandırmasını ve ürünler
katmasını isteyebilecek. Organizasyonun başarılı olması ise ana hedef
olacak.
Teknolojinin etkileri, eğitim,
sosyo-ekonomik sistem, organizasyonel eğilim, pazarda globalizasyon,
işgücü gibi unsurlar, 2005 yılı yönetim ve yöneticilerin ana konularını
oluşturuyor. Orta kademe yöneticiler gerekli teknolojileri kullanarak,
kurum içinde toparlayıcı, organize edici, süzgeçten geçirici bir rol
oynayacaklar.
Sınırların kalkmasıyla
birlikte çok yönlü işgücü potansiyelini yönetecek olan yöneticilerin
başarıları, bu grupları birleştirerek, verim alabilmesiyle ölçülecek. Tüm
çalışmalar iş gruplarının oluşmasıyla yürütülecek. Bu gruplar, yeni
kararları verirken müşteriden, varolan iş gücü potansiyeline ve kurumun
dış dünyadaki yapısına kadar birçok bulguyu inceleyecek. Onların
inisiyatif kullanmaları sağlanacak.
Kısacası, 2008 yılı
yöneticileri, izleyici, atak, insana odaklı, esnek, risklere açık, lider,
vizyon sahibi olan ve insanların performansını ölçebilen bir yapıda
olanlar arasından seçilecek. Bilgiyi, teknolojiyi, rekabet ortamında bir
avantaj haline getirebilen yöneticiler, kendi güçleri yerine verimliliği
en önemli güç olarak görebilecekler.
Emniyet ve Çevre (SEÇ) sistemlerine sahip
olmaları gerekiyor. Gelecekte, gerek Türk, gerekse yabancı şirketlerin mal
satabilmek için gerekli olan ISO 14000’e yönelmeleriyle bu alanda hizmet
verecek onlara büyük ihtiyaç duyulacak.
*Erdal AKSOY/ Bilişim
Teknolojileri Formatör Öğretmeni-Cumhuriyet İlköğretim Okulu/Sungurlu |